Tohum
  Kurumsal | Mevzuat | Profesyonellere Teknik Bilgiler | Amatörlere
Teknik Bilgiler
| Faydalı Linkler | Galeri | Mera Bitkileri  
 
 
Sebze Türlerinin Sistematikteki Yeri ve Üretimi
:: Capsicum annum (Biber) « Geri     

 

BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİ

1. Ekonomik önemi anavatanı ve yayılma alanları

2. Morfolojik özellikleri
 2.1. Kök
 2.2. Gövde
 2.3. Yaprak
 2.4. Çiçek
 2.5. Meyve

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

4. Yetiştirilme istekleri
 4.1. İklim isteği
 4.2. Toprak isteği

5. Yetiştirilme şekli
 5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
 5.2. Çapalama
 5.3. Sulama
 5.4. Gübreleme
 5.5. Tarımsal savaşım

6. Olgunluk hasat ve depolama

7. Verim

8. Tohum üretimi

1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları

 Biber sofralarımızda taze olarak kullanıldığı gibi, etli ve zeytinyağlı yemekleri de yapılır. Biber kızartması yaz aylarında en çok aranan yemekler arasındadır. Salçalık biberlerden yapılan biber saçasıda yemeklere renk ve tat verir. Ayrıca tatlı ve acı biberlerden yapılan turşuda sevilerek tüketilir. Bölgelerimize göre çeşitli şekillerde hazırlanmış toz biberlerde yemeklerde kullanılır. Toz halinde kullanılan biberlerin üretim miktarı taze üretime göre daha fazladır. Bunların dışında kış aylarında kullanılmak üzere tatlı, acı ve dolmalık biberler ipe dizilerek kurutulur ve değişik şekillerde yemeklik olarak değerlendirilir. Son yıllarda özellikle acı biberlerden elde edilen biber suyu, sanayide geniş ölçüde kullanım sahası bulmuştur. Biberlerde capsaicin (C18H29NO3) alkaloidi bulunur.

 Ülkemizde üretilen biberlerin sınırlı bir miktarı taze, turşu, salça, kurutulmuş halde veya kırmızı toz biber, közlenmiş biber olarak ihraç edilir. Taze olarak ihraç edilen biber miktarı yıllara göre önemli ölçüde değişebilmektedir. Ortalama olarak yılda 100 bin ton civarında taze biber ihracatı yapılmaktadır. Sanayide kullanılan turşu, salça, kurutulmuş ve kırmızı toz biberle birlikte toplam biber ihracatımız 200-250 bin ton civarındadır. Toplam biber ihracatımız 200-250 bin ton civarındadır. Toplam biber üretimimizde yıllalara göre değişmektedir. Ortalama olarak 350 bin ton dolmalık, 800 bin ton civarındada uzun sivri biber üretimimiz vardır. Ege, Marmara, Güney ve Güneydoğu Anadolu ile Karadeniz bölgeleri önemli biber üretim bölgelerimizdir.

 Araştırıcılar ve botanikçiler biberin anavatanının tropikal Amerika olduğunu, buradan dünyaya yayıldığını kabul etmektedirler. Zira Amerika’nın keşfinden önce diğer kıtalarda özellikle Avrupa’da biber tanınmıyordu. Kristof Colombus (1493) Amerika’yı keşfettiği zaman Meksika, Şili ve Peru dolaylarında yaşayan kızılderililerin biber yetiştirdiği biliniyordu. Son yıllarda Peru’da yapılan kazılarda birinci yüzyıla ait kızıl derili elbiselerinde biber meyvesi resimlerinin işlendiği ortaya çıkmıştır. Amerika’nın keşfinden sonra bu ülkelerde çok sıkı ilişkiler kuran ve buraların adetlerini benimseyen İspanyollar önemli miktarlarda biber ve acı biber tüketirler.

 Kültür bitkilerinin anavatanları üzerinde araştırma yapan Alphons de Candolle biberin anavatanının merkez olarak Brezilya olduğunu, be arada Orta Amerika’yı kapsayan bir alandan söz edildi ve buradaki biberlerin Capsicum annuum ve Capsicum frutescens ve bunların muhtelif alt varyetelerinden oluştuğunu bildirmektedir.

 Biber Amerika’dan Avrupa’ya ilk olarak 1493 yılında İspanya’ya daha sonra, 1548 yılında İngiltere’ye ve 1578’li yılarda ise orta Avrupa ve diğer Avrupa ülkelerine girmiştir. Osmanlı imparatorluğu döneminde özellikle 16. Yüzyıl içerisinde orta Avrupa ülkeleri ile kurulan sıkı ilişkiler nedeniyle biber ilk önce İstanbul’a getirilmiş, daha sonra oradan diğer bölgelerimize yayılmıştır.

 Biber Solanaceae familyasının Capsicum cinsine mensup ılık iklimlerde tek yıllık tropik iklimlerde ise çok yıllık kültür bitkisi olarak bilinir. Biberin sistematiği ile ilgili araştırıcıların görüşleri arasında önemli farklılık vardır. Bazı araştırıcılar kültür biber çeşitlerinin Capsicum annuum türüne ait olduğunu, bu grupta yabani biber formlarının bulunmadığını ve bunların tamamen tek yıllık biberler olduğunu kabul ve iddia etmektedir. Diğer taraftan bazı araştırıcılarda Capsicum’un iki ana tür grubuna sahip bulunduğunu, bunlardan Capsicum annuum’un tek yıllık, Vapsicuom frutescens’in ise tropik bölgelerde yetiştirilen çok yıllık biberler olduğunu, ayrıca her tür grubu içerisinde şekil ve renk bakımından değişik tipler gösteren biber çeşitlerinin yer aldığını bildirmektedir.

 Thompson (1949) ise biberlerin Bailey tarafından yapılan sınıflandırılmasını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur.

 Capsicum annuum var. Cerasiforme; Kiraz biberleridir. Meyveleri çeşide göre küçük oval, yuvarlak, küre şeklinde veya uzunca, yassı, minyatür sivri biber şeklindedir. 2-3 cm uzunluğunda ve 1-1.5 cm çapındadır. Arnavut biberi olarak adlandırılan bu biberler acı veya tatlı olup meyveleri genellikle bitki üzerinde dik olarak dururlar.

 Capsicum annuum var. Conoides; Meyveleri konik veya uzunca silindir şeklindedir. Meyveler ortalama olarak 5-8 cm uzunlupnda 1-3 cm çapında ve muhtelif renktedir. Meyveler bitki üzerinde dik olarak bulunur.

 Capsicum annuum var. Fasciculatum; Kırmızı salkımlı bibierlerdir. Meyveler demet halinde bulunur. Ortalama olarak 5-8 cm uzunluğunda çiçek burnuna doğru daralan 05-1.5 cm kalınlığında kırmızı renki acı biberlerdir. Meyve bitki üzerinde dik vaziyette bulunur.

 Capsicum annuum var. longum ; Uzun sivri biberler grubudur. Meyveler 5-30 cm uzunlukta, çapım en kalın kısmı sap kısmı olup 2-5 cm kalınlıkta ve uca doğru giderek incelen yapıdadır. Meyveler bitki üzerinde çoğunlukla sarkık durumda bulunur.

Capsicum annuum var. Grossum ; Bunlar dolmalık biber grubunu oluşturur. Meyveleri iri, yuvarlağa yakın veya uzunca olup 3-4 bölmeli küçük bir kampana şeklindedir. Sarı,, yeşil, kırmızı renkli oldukları gibi lezzetleri tatlı ve orta derecede acıdır. Meyve çapı ortalama 3-8 cm, boyu ise 3-10 cm olup bitki üzerinde dik veya sarkık durumda bulunurlar.

 Bölümümüzde biberler üzerinde çalışma yapan Bağcı (1965) biberleri şekil, renk, lezzet, koku ve değerlendirme şekillerine göre gruplara ayırmıştır. Bu sınıflandırmaya göre;

 Dolmalık biberler renklerine göre;

• Sarı dolmalık
• Yeşil dolmalık
• Koyu yeşil dolmalık
 Uzun sivri biberler şekil ve renklerine göre
• Acı sivri uçlu yeşil biberler
• Acı küt uçlu yeşil biberler
• Acı sivri uçlu koyu yeşil biberler
• Acı küt uçlu koyu yeşil biberler
• Acı toz biberler.
• Tatlı çarliston biberler
• Tatlı yeşil konik biberler
• Domates biberleri
 Süs biberleri
• Sivri şekilli süs biberleri
• Yuvarlak süs biberleri olarak gruplandırmıştır.

 Son yıllarda kalın etli yabancı biber çeşitleri yurda girmiştir. Bu çeşitler California Wonder tipi biberler olup genellikle salatalarda kullanılır. Ayrıca son yıllarda yabancı orijinli biberlerle yerli biberlerimiz mesafe izolasyonu düşünülmeden üretim alanlarında yetiştirilmiştir. Bunun sonucu olarak bu biber çeşitleri ile yerli biberler tozlanmaya girerek yerli biberlerin özellikleri ve kalitesi bozulmuştur. Bugün artık ince kabuklu dolmalık ve sivri biberleri bulmamız hemen hemen imkansız hale gelmiştir.

2. Morfolojik Özellikleri

 2.1. Kök
 2.2. Gövde
 2.3. Yaprak
 2.4. Çiçek
 2.5. Meyve

2.1. Kök

 Biber tohumlarının çimlenmesiyle meydana gelen kazık kök fide devresinde toprak yapısına ve sulamaya bağlı olarak 10-15 cm derinliğe kadar inebilir. Daha sonra kazık kök üzerinde yaklaşık 5-10 arasında değişen yan kökler oluşur. Yan köklerin meydana gelmesi ve hızlı gelişmesi kazık kökü bastırır. Yan kökler üzerinde çok sayıda ince ve narin kökler oluşur. Köklerin % 70’i toprağın 10-30 cm altına iner. Hafif ve kumlu topraklarda bazı kökler 80-100 cm derinliğe kadar inebilir. Soğuk, ıslak ve killi topraklarda kökler 30 cm’den daha derine inemez. Bitkinin gelişme durumu ve toprak yapısına bağlı olarak kökler 40-60 cmlik bir çap içerisinde yayılmış şekilde gelişir.

2.2. Gövde

 Gövde büyümenin ilk dönemlerinde otsu yapıdadır. Daha sonra gevrek ve kısmen odunsu bir yapı kazanır. Gövde dallar hafif bir zorlamada hemen kırılır. Gövde ve dallar belirgin veya belirgin olmayan boğum ve boğum aralarından meydana gelmiştir. Gövdenin kesiti boğumlarda dört veya beş köşe, bazen çok köşeli olabilir. Boğum araları genellikle yuvarlak veya elipsoid olup bazen dört köşeli olanlara da rastlanabilir. Gövde üzeri parlak olup üzerinde tüy oluşmaz. Biber bitkisi kendi haline bırakıldığında 2-4 arasında değişen dal meydana getirir. Dallanma bazı türlerde hemen toprak yüzeyinden itibaren bazılarında ise 2-3. Boğumdan sonra başlar. Çoğunlukla dallanma 5-6. Boğumda başlamaktadır. Ana yan dallar da 4-12 adet yan dala ayrılır. Yan dallar yaprak koltuklarından çıkar. Bitkiler üzerinde oluşan dallanmanın durumuna göre gövde tacı yayvan, yuvarlak, dik veya uzundur. Gövdenin dallanması ve şekillenmesi bitkiler arasındaki mesafeye ve ışık miktarına bağlı olarak değişir.
 Bitkiler arası mesafe ve ışık miktarı arttıkça bitki boya kaçmaz. Tarla koşullarında gövde boyu 50-100 cm, çevresi ise 40-60 cm’dir. Işığın azaldığı örtü altı yetiştiricilinde gövde boyu 150 cm’ye kadar çıkabilir.

2.3. Yaprak

 Biberlerde yapraklar çeşide ve meyve şekline gör oldukça farklılık gösterir. Yapraklar sivri biberlerde uzun-oval, dolmalık biberlerde ise yuvarlak-oval şekillidir. Yaprakların kenarları düz, üstü kaygan ve parlaktır. Yabani tiplerde tüylülük görülür. Sivri ve süs biberlerde yapraklar küçüktür. Dolmalık biberlerde ise yapraklar daha büyüktür. Yaprak uçları genellikle sivri yapıdadır.
 Yapraklar açık yeşilden çok koyu yeşile kadar renk değişimi gösterir. Bazen yapraklarda antosiyan oluşumu meydana gelebilir. Bu durumda yapraklar mor renge kadar dönüşebilir. Antosiyan teşekkülü ve meyvelerin renk kazanması gece sıcaklıklarının düşmesi ile daha belirgin hale gelir. Biberlerde yaprak sapları ince ve narin olup hafif olukludur.

2.4. Çiçek

 Biberlerde çiçekler yaprak koltuklarında veya dal koltuklarında tek veya salkım halinde ortalama 2-3 çiçek bir arada bulunur. Çiçekler erselik yapıdadır. Çiçekler düz veya kıvrık bir sapla gövdeye bağlanmıştır. Çiçek sapının uç kısmında beş adet yeşil renkli çanak yaprak, bel adet taç yaprak, beş adet erkek organ ve 2-5 karpelli dişi organ bulunur. Taç yapraklar beyaz, beyaz-sarı ve erguvani renktedir. Taç yapraklar genellikle düz renklidir. Bazen alacalı taç yapraklara da rastlanır. Dişicik etrafında beş adet erkek organ bulunur.

Erkek organların üst tarafları hafif sivri, dip kısımları yuvarlaktır. Dişi organ 2-5 karpelli olup domates tipi biberlerde karpel sayısı daha fazladır.Karpel sayısı arttığında düzgün olmayan meyve sayısıda artar.
 Genellikle çiçek tozları çiçekler açılmadan önce döllenme olgunluğundadır. Dişi organ ise döllenme olgunluğuna daha geç girer. Çiçek açıldıktan kısa bir süre sonra erkek organlar döllenme özelliğini kaybeder. Bunun tersi de olabilir. Önce dişi organ döllenme olgunluğuna gelir. Erkek organlar çiçek açıldıktan sonra döllenme yapabilir. Erkek ve dişi organların farklı zamanlarda döllenme dönemine gelmeleri nedeniyle biberlerde yaklaşık %3-30 arasında yabancı döllenme meydana gelir.
 Erkek ve dişi organlar aynı zamanda döllenme olgunluğuna ulaştığında kendine döllenme oranı artar.
2.5. Meyve

 Biberlerde meyveler şekil, renk, irilik, kabuk kalınlığı, et kalınlığı ve lezzetleri bakımından farklılıklar gösterir. Meyveler ince uzun, konik, dolmalık, kiraz ve domates şeklinde olabilir. Kültürü yapılan biberler sivri, konik ve dolmalık olarak ayrılır. Meyvelerin et rengi açık yeşil, yeşil, koyu yeşil, beyaz, sarı beyaz ve sarıdır. Olgunlaşma ilerledikçe meyvelerin renkleri değişmeye başlar. Tam olgun hale gelen meyvelerde renk beyaz, sarı, kırmızı, koyu kırmızı, mor ve morumsu siyahtır.
 Meyvenin kabuk(et) kalınlığı da çeşitlere göre farklılık gösterir. İnce olanlar 1-2 mm kalınlıktadır. Kalın etlilerde et kalınlığı 4-6 mm’ye kadar çıkar.
 Meyveler lezzetleri bakımından tatlı, az acı ve çok acı olmak üzere dört gruba ayrılır. Biberlerde acılık hem etde hem de damarlarda, bazen de sadece damarlarda bulunur.
 Bazı sivri ve konik biber sap ucuna yakın kısımda körük tabir edilen bir buruşma meydana gelir. Bu körük bazı tüketiciler tarafından istenilmeyen bir durumdur.
 Biber meyvelerinin boyları ve çapları çeşitlere göre büyük farklılık gösterir. Uzun sivri biberlerde meyve boyu 20-30 cm, çap ise 1-3 cm arasında değişir. Konik biberler 10-20 cm boya 2-4 cm çapa, dolmalık biberler ise 3-10 cm boya 3-8 cm arasında değişen çapa sahiptirler.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

 Biber tohumları kısmen domates tohumuna benzer. Biber tohumları daha geniş, oval, sarımtırak parlak renkte ve tohum kenarları kalkık ve orta kısmı basıktır. Bir gram tohumlukta 150-180 adet tohum bulunur. Bin dane ağırlığı 5-6 gram arasında değişir.
 Tohumlar karanlıkta daha iyi çimlenir. Optimum çimlenme sıcaklığı 25-30 °C’dir Çimlenme için minimum sıcaklık 10 °C’nin üzerinde olmalıdır. Bazı biber çeşitlerinde tohumlar alındıktan hemen sonra çimlendirmeye alınırsa bu durum kendiliğinden ortadan kalkmış olur. Tohumlar uygun şartlarda çimlenme kabiliyetlerini 2-3 yıl muhafaza ederler. Acı biberlerde bu süre daha kısadır. Acı biberlerde birinci yıldan itibaren çimlenme yüzdesi hızla düşer.

4. Yetiştirilme İstekleri

 4.1. İklim isteği
 4.2. Toprak isteği

4.1. İklim isteği

 Biber ılık ve sıcak iklim sebzesidir. Optimum sıcaklık isteği 20-25 °C’dir. Tohumların çimlenebilmesi için minimum sıcaklık 10 °C’dir. Bitkiler 5 °C’ye kadar hayat fonksiyonlarını devam ettirir. 0 °C ve altındaki sıcaklıklarda bitkilerde ölüm meydana gelir. 8 °C’nin altındaki sıcaklıklarda çiçek tomurcuklarının oluşumu durur. 35 °C’nin üstündeki sıcaklıklarda ise bitki gelişmesi ve büyümesi çok yavaşlar. 45 °C’de büyüme tamamen durur. 30 °C’nin üzerindeki sıcaklıklar meyve verimini olumsuz yönde etkiler. Büyük ölçüde ürün kaybı meydana gelir. Yüksek sıcaklıklar bitkiler üzerinde oluşan meyvelerde acılaşmaya neden olur.

 Biberlerin gün uzunluğuna karşı nötr oldukları buna karşın ışık şiddetinden kısmen hoşlandıkları görülür. Işık şiddetinin düşmesi halinde bitkiler bol yapraklı bir görünüm kazanır. Bu durumda çiçek tomurcuklarının oluşumu durur, meyve verimi azalır. Işık şiddetinin artması meyve teşekkülünü hızlandırır.

 Biber sıcaklık ve ışık yanında nemden de hoşlanan bir bitkidir. Hava neminin düşük olduğu yerlerde iyi gelişmez. Hava neminin %60-65 civarında olması istenir. Topraktada %65-70 nem bulunmalıdır. Biber sudan hışlandığı kadar kökleri fazla suya çok hassastır. Bu nedenle biberin ihtiyacı olan su yeterli ve düzenli olarak aksatılmadan verilmesi gerekir.

4.2. Toprak isteği

 Toprak istekleri bakımından fazla seçici değildir. Ancak iyi bir gelişme ve mahsuldarlık için oldukça derin, geçirgen su tutma kabiliyeti yerinde, besin ve organik maddelerce zengin tınluı ve tınlı-kumlu topraklar tercih edilir. Bitkinin kökleri narin yapıda olduğu için ağır killi, havasız ve su tutan topraklarda iyi gelişmez Toprak pH’sının 6.0-6.5 olması istenir. Erkencilik düşünüldüğünde kumlu veya kumlu-tınlı topraklar, bol mahsul düşünüldüğünde ise, geç ürün elde edilmekle beraber kumlu killi topraklar tercih edilir.

5. Yetiştirilme Şekli

 5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
 5.2. Çapalama
 5.3. Sulama
 5.4. Gübreleme
 5.5. Tarımsal savaşım

5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim

 Toprak yapısına bağlı olarak sonbaharda dekara 3-5 ton çiftlik gübresi atılır. Daha sonra toprak derince sürülür ve tarla kışı bu şekilde geçirir. Sonbaharda toprağa çiftlik gübresi verilememişse, ilkbaharda dikimden 2-3 hafta önce iyi vasıflı temiz ve yanmış çiftlik gübresi verilir ve daha sonra toprak 20-30 cm derinlikte sürülerek işlenir. Toprak dikim öncesinde tekrar 20-30 cm derinlikte sürülür. Bitkinin ihtiyacı olan ticari gübre toprağa atılarak iyice karıştırılır ve dikime hazır hale getirilir. Hazırlanan toprak birkaç gün bekletildikten sonra fideleri dikmek için tahtalar veya masuralar hazırlanır. Karıklar 70-100 cm aralıkta açılır. Tahtaların genişlide 100-120 cm arasında olmalıdır. Karıklar tek sıralı dikim yapılacak ise 70 cm çift sıralı dikim şeklinde yetiştiricilik yapılır. Bitkilerin gelişme durumu ve vegetasyon süresine bağlı olarak sıra arası ve üzeri mesafeler verilir ve biber fideleri yetiştirme yerlerine dikilir. Aynı yerde arka arkaya biber yetiştiriciliği yapılmamalıdır. 3-4 yıllık bir münavebe uygulanması başarıyı artırır. Biberlerden önce baklagiller, lahanagiller, ve şemsiye çiçekliler grubundan bir bitkinin gelmesi toprak yorgunluğu ve verim açısından çok faydalıdır.

 Biber fideleri çeşitli şekillerde farklı ortamlarda yetiştirilir. Fide yetiştiriciliği sıcak veya ılık yastıklarda yapılabildiği gibi plastik tünel altında veya seralarda da yapılabilir. Yastıklarda yapılan fide yetiştiriciliğinde 1000 adet fide elde edebilmek için 1 m’lik bir alana ve 8-10 gr tohuma ihtiyaç vardır. Biber tohumları yastıklara genellikle serpme olarak ekilir. Serpme ekimlerde biber fideleri biber fideleri daha iyi gelişir. Ancak biber tohumları yastıklara sıravari olarak 8-10 cm sıra arası 1-5 cm üzeri mesafelerle de ekilebilir.

 Şubat ve mart aylarında fide yetiştirme yerlerine ekilen biber tohumları üzerine 1-2 cm kalınlığında kapak atılır ve daha sonra sulanır. Biber tohumları 10-15 gün içinde çimlenerek toprak yüzeyine çıkar. Fideler 6-8 yapraklı oldukları dönemde esas yetiştirilme yerlerine dikkatli bir şekilde dikilir.

 Biber fideleri topraklı olarak da yetiştirilebilir. Bu yöntemde tohumlar sıcak yastık veya kasalara Aralık sonu-Ocak ayı başında ekilirler. Şaşırtma büyüklüğüne ulaşan 1-2 hakiki yapraklı fideler ılık yastıklara, saksılara, plastik torbalara ve viyollere şaşırtılarak pişkin fide elde edilir ve bu fideler daha sonra esas yetiştirilme yerlerine dikilir.

 İzmir ve özellikle Aydın illerinde yapılan erkenci biber üretiminde Aralık sonu-Ocak başı tohum ekimine başlanır. Bu dönemde biber tohumları kasalara veya sıcak yastıklara ekilirler. Şaşırtma büyüklüğüne ulaşan 1-2 hakiki yapraklı biber fideleri Şubat ayı içinde 13-15 cm büyüklüğündeki plastik torbalara şaşırtılır ve daha sonra yüksek plastik tüneller altına alınırlar. Plastik tüneller altındaki fidelerin sağlıklı bir şekilde gelişmeleri için sulama, ot temizliği, hastalık ve zararlılara karşı mücadele düzenli olarak yapılır. Bu şekilde yapılan fide yetiştiriciliğinde soğuk ve donlu günlerde çok dikkatli olunmalı ve koruma tedbirleri alınmalıdır. Plastik tüneller altındaki biber fideleri dikim şekline bağlı olarak 15-20 cm’den başlayarak 40-50 cm boya ulaştıklarında Nisan ayı içinde esas yetiştirilme yerlerine dikilir.

 Dikim büyüklüğüne ulaşan biber fideleri yetiştirme yerlerine topraksız veya topraklı olarak dikilirler. Eğer erkenci biber üretimi amaçlanıyorsa dikilecek fidelerin topraklı olması erkenci üretime önemli katkı yapar.

 Biber yetiştirilecek lan daha önce açıklandığı gibi gübrelenir, sürülür ve tırmıkla düzeltilerek dikime hazır hale getirilir. Daha sonra dikim yerleri hazırlanır. Biber fideleri karıkların boyun noktasına, karıkların tabanına veya tahtaların kenarına dikilir. Fideler topraksız olarak yetiştirilme yerlerine dikilecek ise karıkların boyun noktasına ve kuruya elle veya plantuvarla dikilir. Daha sonra fidelerin büyüme noktaları su altında kalmayacak şekilde sulanır. Tahtalara dikimde de aynı dikim yöntemi kullanılır. Biber dikiminde suya dikim şekli uygulanmaz. Zira bu dikim şekli kök boğazı hastalıklarının daha çok zarar yapmasına yol açar.

 Topraklı biber fideleri genellikle karıkların tabanına tavlı toprağa dikilir. Fideler saksilardan, plastik torbalardan veya fide yetiştirme viyollerinden çıkarıldıktan sonra karıkların taban noktasına 30-40 cm sıra üzeri olacak şekilde bırakılır ve daha sonra masuraların sırtlarından çekilen tavlı toprakla biber fidelerinin boğazları doldurulur. Bu dikim şeklinde dikimden sonra sulama yapılmaz. Aynı şekilde karıkların boyun noktasına veya tahtalara yapılan topraklı dikimlerde de ihtiyaç duyulmadıkça sulama yapılmamalıdır.

 Topraklı fidelerle karıkların boyun noktasına veya tahtalara dikim yapılırken, çapa veya çepinle fidelerin dikileceği çukurlar açılır. Bu çukurlara topraklı fideler dikkatli bir şekilde yerleştirilerek etrafında boşluk kalmayacak şekilde iyice bastırılır.

 Genellikle tahtalara 2,bazen 3 sıra karıklara ise tek sıra şeklinde diki yapılır. Bazı durumlarda karıkların boyun noktalarına çift sıra dikim de yapılabilir. Çift sıra dikimlerde birim alanda bulunan bitki sayısı tek sıra dikime göre artar.

 Dikim sıklığına bağlı olarak dekara 4000-5000 adet fide dikilir. Birim alanda bulunan bitki sayısına, çeşidin habitusu etkili olur. Kuvvetli gelişen biber çeşitlerinde sıra arası ve üzeri mesafeler artar. Böylece birim alanda bulunan bitki sayısı da azalmış olur.

5.2. Çapalama

 Biber fideleri esas yetiştirilme yerlerine dikildikten sonra gelişmeye başlar. Dikimden 15-20 gün sonra biber bitkilerine zarar vermeyecek şekilde kaymak kırma ve boğaz doldurma çapası yapılır. İlk çapadan 2-3 hafta sonra ikinci, toprak yapısı ve otlanma durumuna göre 2-3 hafta sonrada üçüncü çapa yapılarak bitkilerin boğazları doldurulur. Bu çapa işlemleri karıkların boyun noktasına ve tahtalara yapılan dikimlerde uygulanır.

 Biber fideleri karık tabanına veya düze dikilmiş ise karıkların sırt kısmı ile biberlerin boğazları doldurulduğu için düze dikim yapılmış gibi olur. Bu şekilde yapılan dikimlerde karıklar arası traktör veya büyük baş hayvanlarla işlenir. Bitkilerin boğaz bölgesi çepinle veya çapa ile kaç defa işlenerek kök boğazının havalanması sağlanır. Biberlerin gövde ve dalları sertleşmeden sıra araları kaz ayağı ile işlenerek bitkinin sağlıklı gelişmesi teşvik edilir. Daha sonra domuz burnu ile sıra aralarına karık açılarak bitkiler sırta alınır. Bu şekilde biberlerin boğaz bölgelerinin ilerde su ile temas etmemesi sağlanır.

5.3. Sulama

 Biber hava nemi yanında suyu çok seven bir bitkidir. Bölge şartlarına göre düzenli olarak su verilmelidir. Sudan hoşlanan bir bitki olmasına karşın kökleri fazla suya hassastır. Fazla su kökleri çürütür ve hastalandırır. Sulama düzenli yapılmaz ve bitki yetersiz su alırsa çiçek silkmesi görülür, meyveler küçük kalır, irileşemez. Biberlerde boğaz kökleri sulama suyu ile temas etmemelidir. Aksi taktirde boğaz köklerinde biberlerde büyük zararlara yol açan kök boğazı çürüklükleri görülür. Bu nedenle biber bitkileri sırta alınmalı, su karıklar içine, az miktarda, 2-3 gün ara ile düzenli olarak verilmelidir.

5.4. Gübreleme

 Biber topraktaki organik maddeden hoşlanan bir bitkidir. Toprak hazırlığı sırasında dekara 3-5 ton yanmış çiftlik gübresi atılmalıdır. Ayrıca dekara 15-20 kg azot, 8-10kg fosfor, 20-25 kg potasyum ve 8-10 kg kalsiyumlu ticari gübre verilmelidir. Azotun %50’si dikim öncesi toprak işlemede, %25’i ara çapada, geri kalan %25’i de çiçeklenmeden önce, fosforun tamamı dikim öncesi toprak işlemede, geri kalan %35-40’ı ise çiçeklenme öncesinde toprağa verilmelidir. Kalsiyum azotlu gübre formunda verilmelidir.

5.5. Tarımsal savaşım

 Biber üretiminde tohum ekiminden hasadına kadar geçen devrede çok sayıda zararlı ve hastalık bitkilere zarar vermektedir. Virüs hastalıkları, fusarium, çökerten ve kök boğazı çürüklüğü en önemli hastalıkların başında gelmektedir.

 Biber mozaik virüsü, hıyar mozaik virüsü ve patates adi mozaik virüsü hastalıkları biberlerde bitki gelişmesinde ve meyvede anormalliklere neden olur.

 Solgunluk virüs kadar tehlikeli bir hastalıktır. Yapraklarda solgunluk ve sap kısımları kesildiğinde iletim dokularında kahverengimsi bir renk görülmesi solgunluk hastalığının tipik belirtisidir. Solgunluk hastalığına karşı henüz bir mücadele şekli bulunamamıştır. Ancak solgunluk hastalığına karşı hastalıklı yerlerde fidelik kurulmamalı, hastalıklı bulaşık tarlalarda en az 4 yıllık bir münavebe planı uygulanmalı ve dayanıklı çeşitlerle yetiştiricilik yapılmalıdır.

 Kök boğazı yanıklığı(Phytopttora capsici) hastalığı biberlerde önemli verim kayıplarına neden olmaktadır. Hastalık etmeni toprak kökenlidir. Sulama suyu aracılığı ile tarla içinde veya tarladan tarlaya taşınır. Hastalık etmenine karşı etkili bir kimyasal kontrol yöntemi bulunmamaktadır. Hastalık etmeninin kontrolünde ekim nöbeti, dayanıklı çeşit yetiştirilmesi ve sulama sistemlerinin değiştirilmesi gibi kültürel önlemlerden yararlanılabilir.

 Biberde dana burnu, agrotisler (toprak kurtları) emici böcekler kırmızı örümcekler ve kök ur nematotları zararlı olur. Dana burnu ve agrotisler toprak altında biber bitkisinin köklerini ve gövdelerini kemirerek veya keserek zarar verirler. Zehirli yemlerle hazırlanmış kepek sulama suyundan sonra toprak yüzeyine serpilerek bu zararlılara karşı mücadele edilir.

6. Olgunluk, Hasat ve Depolama

 Biberde hasada meyvenin, çeşit özelliği olan büyüklük ve rengi alması ile başlanır. Taze olarak tüketilecek biberlerde hasat yeşil olgunluk döneminde 6-8 kez, sanayi için kullanılacak salçalık ve toz biberlerde ise kırmızı olgunluk döneminde bir veya birkaç defada yapılır. Biberlerde hasat ekolojik koşullara bağlı olarak Haziran ayı içinde başlar, Eylül ve Ekim aylarına kadar devam eder. Hasat sabah erken saatlerde veya öğleden sonra yapılır. Hasat edilen biberler naylon file sepetlere veya file çuvallara doldurulur,gölge bir yerde saklanır. Açıkta bırakılırsa güneş yanıklığı, kızışma ve solma nedeni ile biberler zarar görür. Biberin gövdesi ve dalları çok narin ve kırılgan yapıda olduğu için dallara zarar vermeden dikkatli bir şekilde hasat yapılmalıdır. Salçalık ve toz biberlerde aşırı olgunluk istenmez, aşırı olgunluk ve taşıma sırasında meyvelerde çürümeye ve kalite bozulmalarına yol açar.


Hasat edilen biberler normal koşullarda 1-3 hafta arasında muhafaza edilebilir. Bu sırada ortam koşullarına bağlı olarak %10 ağırlık kaybederek buruşur ve pörsür. Bu durum satış değerini düşürür. Biber meyvelerinde buruşma ve pörsümeyi önlemek ve muhafaza süresini uzatmak için 1-2°C sıcaklık ve %80-90 nemde tutulmaları gerekir. Bu koşullarda saklama süresi 6-8 haftaya kadar uzatılabilir.

7. Verim

 Biberlerde verim ekolojik koşullara, yetiştirme tekniğine ve çeşit özelliğine bağlı olarak değişir. Biberler bitki başına 10-60 adet arasında değişen meyve verir. Ortalama olarak dekardan 2-5 ton arasında verim alınır.

8. Tohum Üretimi

 Biberlerde tohum üretimi maksadıyla yapılan yetiştirme piyasa için taze biber yetiştirme tekniğine ana hatları ile benzer. Tohum ekimi fide dikimi ve diğer kültürel işlemler tamamen piyasa için taze üretimde olduğu gibi yapılır. Ancak biberlerde yabancı döllenme görüldüğü için çeşitler arasında mutlaka mesafe izolasyonu bırakılmalıdır.

 Meyvelerin tohum olgunluğuna geldiği çeşit karakterine bağlı olarak tamamen kızarmaları ve hatta biraz buruşmaları ile kolayca anlaşılır. Olgunlaşan meyveler elle hasat edilir.

 Meyveler içindeki tohumlar çeşitli şekillerde çıkarılmaktadır. Hasat edilen biber meyveleri boyuna bıçak kesilerek tohumların bulunduğu yataklar tohumla birlikte çıkarılır, bir kaba alınır ve daha sonra tohumlar elle sıyrılarak tohum yatağından ayrılır. Bu tohumlar 3-4 gün süre ile açıkta kurutulurlar.

 Tohumlar istenilen rutubet miktarına kadar kurutulduktan sonra, içlerinde yabancı madde varsa selektörden geçirilerek iyice temizlenir. Daha sonra muhafaza ve satış için ambalajlanır.

 Tohum verimi çeşit dikim sıklığı yetiştirme ve bakım şartları ile hasat ve tohum alma usullerine göre değişir. Ortalama olarak dekardan 20-30 kg arasında değişen miktarlarda tohum alınır.

« Geri     
Tohum Üreticileri Platformu | Capsicum annum (Biber)
 
 
© Tohumcu.org Tüm Hakları Saklıdır. Değişim Bilişim
 
tohum tohumcu tohumcular tohumculuk tohumu tohumları tohumluk tohumluğu balıkesir sertifikalı standart sebze buğday çeşitleri yetiştiricileri yetiştiriciliği üretimi üreticileri ıslahı ıslahçıları dağıtıcıları alt birliği  birliği firmaları şirketleri sanayicileri Börülce Bakla Patlıcan Turp Bezelye Fasulye Barbunya Marul Kıvırcık Salata Baş Bamya Havuç Enginar Sakızkabağı Balkabağı Kestanekabağı Hıyar Kavun Acur Karpuz Biber Lahana Karnabahar Alabaş Şalgam Kırmızıpancar Pazı Pırasa Kabak soğan   tohumcu